makale

NEDEN KODLAMA ve ROBOTİK ÖĞRENMELİYİZ ?

 

İsmin Yusuf EKİNCİ ,1987 de ilkokula başladım ve liseyi bitirdiğimde sene 1999’du. Yani 20.yüzyılın sonu.

Benim okuduğum dönemde ailemde (ki o dönemdeki diğer ailelerde de) çocukların geleceği ile ilgili genel bir kanaat hakimdi. Bu düşünce yapısında çocukların 2 seçeneği vardı. Ya okuyup Mühendis, öğretmen vb. olacak ya da sanayide bir ustanın yanında çırak olarak başlayıp bir zanaat öğrenecekti…

O dönemde çocukların okuması için çok komplike düşünmeye gerek yoktu. Okula gönder, fizik, kimya, tarih vs. derslerde birkaç soru çözsün ya da Türkçede paragraf sorularını hızlı okuyup çabuk yanıtlasın iyi kötü bir üniversitede bir bölüm kazansın yeterliydi…

Çıraklıkta ise (ben yapmadım ama yapan arkadaşlardan biliyordum) usta her zaman haklıydı bir iki tokat yiyip ite-kalka işi öğrenmeye başlıyor ve belirli bir süre sonra ise iyi kötü usta oluyordun…

Her iki seçenekte de nihayetinde iyi kötü bir iş sahibi oluyor herhangi yeni bir şey üretmeden (ki üretmeye ihtiyaç duyduğunu dahi bilmeden ki kimse bu tür şeylerden bahsetmiyordu) hayatın yuvarlanıp gidiyordu.

Benimde durumum bu seçeneklerden çok farklı değildi yani… Çocuk yaşta almış olduğum eğitim; sistemin eğitim anlayışı kapsamında mesleğimi icra etmede yeterliydi. Ötesine gerek yoktu. Çünkü 20. yüzyılın sonlarında çocuk yaşta bizlere yüklenmiş olan eğitim sisteminin getirdiğinden başka bir şey değildi…

Artık 21.yüzyıldayız ve her şey DEĞİŞTİ…

Bu yeni yüzyıl adını yeni duyduğumuz ve belki de ne işe yaradığını dahi bilmediğimiz mesleklerle doldu. Ve gelecekte de birçok yeni mesleğe gebe…

Hal böyleyken aklıma şu soru takıldı: Gelecekte yeni meslekler doğacaksa bizler çocuklarımızı hangi kritere göre ya da neyi baz alarak hazırlayacağız.? Şu an ki eğitim sistemimiz gelecekteki bu belirsiz ve puslu ortam için hazır mı veya çocuklarımızı geleceğe hazırlayabilecek mi?

Bu sorular zihnimi kurcalayan sorular…Bunlar için bir araştırma yapayım dedim…Küçük çaplı bir araştırma neticesinde hangi taşı kaldırdıysam birbirine benzer ifadelerin ortak bir başlık altında toplandığını fark ettim…21.YÜZYIL BECERİLERİ…

Evet bu beceriler neydi ve bu beceriler elde edilince neleri kazanmış olacaktı çocuklarımız. Bu defada bunu araştırmak gerek.

Neydi bu beceriler?  Genel olarak birçok topluluğun (aşağı yukarı benzer veya aynıydı) yayınlamış olduğu bu becerilerin bazıları aşağıda yazdım:

  • Dijital çağ okur yazarlığı (bilgi ve medya okur yazarlığı)
  • Problemleri tanıma, formülüze etme ve çözme
  • Liderlik
  • İletişim
  • Eleştirel düşünme
  • …vs.

Peki neleri kazanacak çocuklarımız? Bu becerileri elde eden çocuklarımız yani bu becerileri çocuklarımıza verebilirsek gelecekte hangi meslek olursa olsun bu beceriler sayesinde o mesleğin gerekliliklerini yerine getirebilecek, puslu ve belirsizliği aşacak başarılı bir şekilde kaptanı olduğu gemiyi limana ulaştıracaktır…

Sonuç olarak sizler artık bir çocuğa etki – tepki prensibiyle oluşturulmuş bir fen sorusuyla  veya karnesinde iyi not alarak teşekkür-takdir belgesi vererek analitik düşünmeyi ,eleştirel düşünmeyi veya liderlik becerilerini kazandıramazsınız.

Değerli ebeveynler ne kendinizi nede çocuklarınız kandırmayın. Lütfen gerçekçi olun ve orta çağ skolastik spazmı yaşamayın.

O halde 20.yüzyılın eski anlayışından sıyrılıp 21.yüzyılın becerilerini çocuklarımıza kazandırmak için ne sunmalıyız çocuklarımıza?

Elbette bu soruya verebileceğimiz en iyi cevap: KODLAMA EĞİTİMİ dir.

21.yüzyılın becerilerini elde etmede en önemli argüman tabiri yerindeyse bu işin yapıtaşı Kodlama Eğitimidir…

Evet…

Yeni nesil eğitimde Kodlamanın barındırdığı ve çocuklarımıza kazandırdığı beceriler 21.yüzyılın çocuklarımızdan istediği becerilerle aynıdır. Çocuklarımız hayatları boyunca hangi mesleği icra ederlerse etsinler Kodlamanın kendilerine kazandırdığı

  • Analitik düşünme
  • İyi bir neden sonuç ilişkisi kurma
  • Çok yönlü düşünme
  • …vs.

Bu becerilerle hayatlarına fayda kazandıracak üreten ve yenilikçi birer fert olacaktır.

Sanırım makalemizin başlığında araştırdığımız sorunun cevabını yanıtlamış olduk…

Son olarak bir hususu belirtmeden geçemeyeceğim. Özellikle “Kodlama” kelimesini duyan insanımız, her çocuğu bilgisayar mühendisi yapmak istediğimiz gibi olası yanlış bir kanıya varmasıdır…

Şu ifadeyi böyle düşünenlere belirtmeliyiz ki: “Kodlamayı bilmek bilgisayarcı olmak DEĞİLDİR, Kodlamayı bilmek DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMEKTİR…” vesselam

Makaleyi Yazan: Yusuf EKİNCİ